Süleymancıların lideri kim? Süleymancıları kim yönetiyor?

Süleymancıların lideri kim? Süleymancıları kim yönetiyor? Nasıl yönetiliyor?

Müslümanlar bir topluluğa atılan en büyük iftiralardan biri olan "Süleymancı" kelimesi ile lideri kim diye merak ederek arama motorundan buraya gelmiş olmalısınız. o yüzden süleymancı kelimesini kullanmak zorunda kaldık. Rabbim bizi affetsin!

Süleymancıların bilinmeyen ve gözden kaçan lideri önderi Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (k.s.) hasretleridir.

Bu da nerden çıktı demeyiniz. Süleymancılığın kurucusu olarak Kamuoyunda sürekli Süleyman Hilmi Tunahan K.s. Hazretleri olarak bilinir. Ama gerçekten öyle değil. Süleyman Efendi bir sistemin parçası ve son halkasıdır sadece. Sistem'in 5 büyük ana omurga ismi vardır. Ve ilk islam halifesi hz. ebu bekre dayanmaktadır.

Türkiyedeki süleymancılığın kökeni ortaasyadır. Yani doğudan gelmektedir. Süleyman Hilmi tunahan hazretleri ile doğudaki bu güneş batıdan yeniden doğmuştur.

Süleyman Efendi Hazretlerinin vefatından sonra Damadı Merhum Kemal Kacar Bey, ağabeylik yapmıştır. Kemal Bey'dan sonra ise yerine kim geçtiği internetteki yazılar ve sitelere göre Ahmet Arif Denizolgun olarak gözükmektedir. Hatta her süleymancılık haberlerinde mutlaka bölündükleri vs yazılır.

Süleyman Hilmi Tunahan K.s. ise 1888 yılında doğup 1959 yılında vefat etmiştir. Hicri olarak 1304-1379 yılları olması (yani 14.asır) çok manidardır.

* * *

Şimdi gelelim gözden kaçan ve Süleyman Hilmi Tunahan'ı hazırlayan önder Mevlana Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (k.s.) hazretlerine:

Osmanlı döneminin sonlarında yaşamıştır. Süleyman Hilmi Tunahan'ı yetiştirmek üzere bir kaç defa İstanbula gelmiştir.

1843 yılında Kırgızistan'ın Oş kentinde dünyaya gelmiştir.
Ve 13 Kasım 1910 tarihinde yine Kırgızistan'ın Oş kentinde vefat etmiştir. Oş o dönem buhara emirliğinde idi.

Osmanlı'nın son dönemlerinde sık sık İstanbul'a gelmekte, sarayda ağırlanmakta idi.

* * *

Abdülhamid döneminin sonlarında İstanbul'a gelen Selahaddin Efendi, Osmanlı'nın karşılaşacağı büyük felaketlerin mana aleminden işaret edilmesiyle felaketlerin defi için çok büyük dua ve ilticada bulunmuş,ilahi takdirle felaketlerin yaşanması kaçınılmaz olunca durumu Sultan'a izah etmişti. Abdülhamid'in 1909 ihtilalinde imkânı olduğu halde direniş göstermeyişi buna bağlanır.

Osmanlı'nın yıkılışı kaçınılmaz olunca o dönemde İstanbul'da talebe olan Süleyman Hilmi'yi yetiştiren Selahaddin Efendi, dinin yeniden ihyasını hedeflemişti. İslam'ı yeniden ihya hamlesini Orta Asya'dan gelen bir din büyüğünün başlatması oldukça manidar karşılanır.Milliyetçi kesimlerin Süleyman Hilmi Tunahan'a sempati duymasının temelinde bu vardır. Tunahan'ı yetiştiren Selahaddin Efendi, Makûlât-ı Sâkıbî isimli eserinin başlarında kendi nesebini şu şekilde kaydetmiştir: Salâhaddin Sâkıb bin Hazret-i Îşân Mevlevî Muhammed Sirâceddin bin Hazret-i Kutb-i Zaman Halîfe Hâl Muhammed Ûşî bin Âşık-ı Zaman Hazret-i Hocam Nazar Hüveydâ-yı Çimyânî. Bu durumda Salâhaddin Efendi, meşhur şair ve Nakşbendî şeyhi Hüveydâ’nın torununun oğlu olmaktadır.Hüveydâ’nın (ö. 1194/1780) oğlu Hâl Muhammed’dir (ö. 1271/1854). Hâl Muhammed’in oğlu Sirâcî mahlâsıyla şiirler yazan Mevlevî Sirâceddîn’dir (ö. 1294/1877). Sirâceddîn’in Semer Bânû (ö. 1891), Salâhaddin Sâkıb (ö. 1910) ve Amancân Maksûm (ö. 1961) isimlerinde çocukları olmuştur.Yirmi yedi yaşındayken Nakşbendiyye’nin Müceddidiyye koluna intisap eden Salâhaddin Sâkıb, 36 yaşına geldiğinde dedesinin halîfesi Hoca Îşân’dan ve babasından halkı irşad etme yetkisi (icâzet) aldı. Muhtemelen bu dönemde hac için gittiği Hicaz’da Muhammed Mazhar el-Medenî’den (ö. 1301/1883) ikinci defa Nakşbendî-Müceddidî icâzeti aldı. Kırk iki yaşına geldiğinde dedesinin bütün müridleri, yaklaşık bin kişi Salâhaddin Sâkıb’ın mürîdi oldular. 1892’den 1902 yılına kadar on yıl Doğu Türkistan’da (Hoten ve Yârkend’de) yaşadı. Doğu Türkistan’dan Oş’taki hanımı Tâcinisâ’ya şiir şeklinde mektuplar yazdı.

Onun Doğu Türkistan’da bulunduğu yıllar, Fergana Vadisi’nde Rus işgaline karşı millî direniş (Basmacılık) hareketlerinin yoğunlaştığı ve bu hareketlere karşı Rus baskısının arttığı yıllara tesadüf etmektedir. Sonra memleketi Oş’a döndü. 1907 yılında dedesinin babası olan Hüveydâ’nın yazdığı dîvânın Taşkent’teki neşriyat masraflarını karşıladı. 1907 - 1910 arası birkaç kez İstanbul'a gelerek Sultan Abdülhamid ve Süleyman Hilmi ( Tunahan ) ile görüştü. Süleyman Hilmi'ye irşad izni vererek Müceddidiye kolunun sırlarını öğretti. Süleyman Hilmi ( Tunahan ) ile Bursa Uludağ'a giderek Erbaiin çıkardılar.Halifelerinden Mirza Abdürrahim Efendi'yi İstanbul'da Süleyman Hilmi'nin yanında bırakarak Orta Asya'ya dönen Selahaddin Efendi hayatının son dönemini doğduğu şehirde geçirdi.

13 Kasım 1910’da vefat ettiği kaydedilen Salâhaddin Efendi'nin kabri Kırgızistan’ın Oş şehrindedir.S. İbnü Mevlana Siracüddin'in talebesi Süleyman Hilmi Tunahan, Osmanlı medrese usulünü Cumhuriyet döneminde de kararlılıkla sürdürmüş, binlerce din adamı yetiştirmiştir.Tunahan tarafından oluşturulan "Süleymanlîlik" öğretisi, tasavvufi açıdan Selahaddin Efendi'nin görüşlerini esas alır, Orta Asya Coğrafyasının izlerini taşır. Arap Coğrafyasında ortaya çıkan

Vahabilik,Selefilik,Baasçılık gibi akımlara şiddetle karşı çıkan Süleymanlılar,Ortaasya-Türk t Coğrafyasında şekillenen öze ve ruha dönük din anlayışını esas alırlar.Süleymanlılar tarafından inanılan Silsile-i Saadat ( Büyükler Zinciri) içindeki mutasavvıfların çoğunlukla Türk ve Ortaasya asıllı olmaları bu konuda etkendir.

* * *

İşte Silsilei Saadat listesi:

Ebu Bekri’s-Sıddiyk (r.a.)
Selman-ı Farisi (r.a.)
Kasım bin Muhammed (k.s.)
Cafer-i Sadık (k.s.)
Bayezid-i Bestami (k.s.)
Ebu’l-Hasan Harkani (k.s.)
Ebu Ali Farimidi (k.s.)
Yusuf Hemedani (k.s.)
Abdu’l-Halık Gucdüvani (k.s.)
Hace Arif Rivgiri (k.s.)
Mahmud İncir Fag’nevi (k.s.)
Hace Arif Ramitini (k.s.)
Muhammed Baba Semasi (k.s.)
Seyyid Emir Kilal (k.s.)
Muhammed Bahaüddin Nakşibend (k.s.)
Hace Alaaddin-i Attar (k.s.)
Yakub Çerhi (k.s.)
Hace Ubeydullah Ahrar (k.s.)
Hace Muhammed Zahid (k.s.)
Derviş Mehmed (k.s.)
Muhammed Hacegi Emkengi (k.s.)
Hace Muhammed Bakibillah (k.s.)
İmam-ı Rabbani Ahmed-i Faruk-i Serhendi (k.s.)
Hace Muhammed Masum (k.s.)
Şeyh Seyfüddin Arif (k.s.)
Muhammed Nurü’l-Bedvani (k.s.)
Şemsüddin Habibullah İbn-i Mirza Can (k.s.)
Abdullah-ı Dehlevi (k.s.)
Hafız Ebu Said Sahib (k.s.)
Habibullah Can-ı Canan (k.s.)
Muhammed Mazhar İş’an Can-ı Canan (k.s.)
Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (k.s.)
Ebu’l Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi (k.s.)

-alıntı-

Suleymancilar degil

Suleymancilar degil SÜLEYMANLILAR ...

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar