Kılıçdaroğlu... Kemalist Müftü... 28 Şubat’ta bir Müftü!..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “sakallı” iftarı “Üç Kuruşluk Hüseyin Aygün Tiyatrosu”nun gölgesinde kaldı.

Bizim değerlendirmemiz de araya giren bir dolu olaydan dolayı bu güne...
Geciktik filan diye hayıflanırken, neyse ki Kemal Kılıçdaroğlu son açıklamasıyla meseleyi güncelleştirdi...
Kemal Kılıçdaroğlu’nun son lafı ne güzel:
“Dindar kesimin oylarına tâlibiz!..”
Hayatını “Din”in şekillendirmediği bir “Lider”in, bir iftardan bile “oy çıkartmak” istediğini ilan edişi, “İstismar” değilse nedir?..
Kemal Bey’in bu tür işler yapması iyidir ama yeni değildir.
Ecevit’in karısı, her seçimden önce milletin karşısına “tavşan kulağı örtü” ile çıkardı.
Nesrin Baytok’un “eski” yakın arkadaşı Deniz Baykal da, Bosna ziyaretinde çantasından bir demet başörtüsü çıkartmış ve “başörtüsü iffet sembolüdür!” demişti.
(“Başörtüsü iffet sembolüdür” diyen Baykal, kahir ekseriyeti “örtüsüz” olan CHP kadınlarına aslında ne demiş oluyor, o bizim meselemiz değil!..)
¥
Bu yazının başlığından kopmuş olmayalım; İhsan Özkes...
İftarı veren CHP’li Müftü...
Onu, Ümraniye Müftüsü olduğu dönemlerden tanırım.
Ümraniye, Velûd bir müftülüktür; Hasan Mezarcı da Eski Ümraniye Müftüsü’dür.
Hasan Mezarcı ne kadar İslamcı idiyse, İhsan Özkes de o kadar laikçiydi Ümraniye Müftüsü iken!..
Özkes, o kadar ileri bir laikçiydi ki; evet, başlığa geliyorum:
28 Şubat sürecinde, cemaatçileri, “post modern darbeci”lere jurnalledi.
Elimde belgeleri var; kendisine gelen 28 Şubat müfettişlerine, cemaatlerden ve cemaat faaliyetlerinden şikâyetçi oluyor Laikçi Müftü İhsan Özkes
Diyor ki özetle, “Bunların faaliyetleri engellenmeli, Diyanet’in bu alandaki hakimiyeti tam olarak sağlanmalıdır!..”
Diyanet, bugünlerde 28 Şubat sanıkları arasında yer alan O.K. adlı bir Emekli Albay’ın “Diyanet Askeri Danışmanı” (!) olarak görev aldığı Diyanet!..
Ergenekon sanığının televizyonunda “Din” programı yapmakta olan zamanın Diyanet İşleri Başkanı’nın yönetiminde, tam manasıyla 28 Şubatçı Faşo yatağı!..
Meselenin CHP’ye bakan tarafı şu ki;
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “en ağır top” olarak katıldığı iftarın ev sahibi İhsan Özkes, bir nevi Turan Dursun, (Malûm, O da eski müftüydü!.)
Zekeriya Beyaz bir ilahiyatçı ve sakallıların en ağırı da, “Ahmet Hakan Coşkun!..”
Bunlarla “Dindar oylarını” tavlayabileceğini zannediyor Kemal Kılıçdaroğlu, çok komik!..
¥
Mesele, ruh meselesi...
Bilinç meselesi; Kemal Kılıçdaroğlu “bünyeye” o kadar uzak ki, donuk kalıplardan medet umabiliyor.
O kadar uzak ki, “Ben Din’e ve Dindarlara saygılı bir insanım.” diyebiliyor!..
Bir “İnanan” için hiç de uygun olmayan bir ifade; “Ben Din’e ve Dindarlara Saygılıyım!..”
Bir “ateist”, “İnanmıyorum ama Dine ve Dindarlara Saygılıyım!” dese, yakışık alır.
Ama, bir “inanan” bunu demez!..
“Ben kendime ve kendim gibi olanlara saygılıyım” gibi bir ifade kullanmak, garip kaçmaz mı, ne biçim laf!..
Kemal Kılıçdaroğlu “Dindarlardan oy istiyormuş!..”
“Bir iftar” karşılığı bir milyon oy!..
Ne alâ bir memleket!..

TWİTTER’A TAKILMAYA BAŞLADIK
Twitter’da @sarseven dedik ve bu işe girdik.
Birkaç gün takıldıktan sonra “ban” yemiştik, ara verdik, dostlarımız düşmanlarımız ziyadesiyle kızdı.
Biz de dosta düşmana karşı, twitter dedik.
Gelin hadi!..

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar