İnsanın değerini nasıl düşürdüler?

Asıl birinci dünya savaşını kimler ne zaman yaptı? İnsanın değerini nasıl düşürdüler? İnsanın atasını maymun olarak görenler ve insanı hayvandan da aşağı görenler, insanı edepten, hayâdan uzaklaştıranlar, insanı pespayeleştirenler kim?
İnsanın değerini nasıl düşürdüler?

habervaktim’in Devlet eski Bakanı Hasan Aksay’la yaptığı çarpıcı röportajın ilk bölümünde bu soruların cevaplarını bulacaksınız. Konuşmasını “Dünya bu kötü duruma nerden geldi?” sorusunun etrafında şekillendiren Aksay’ın çarpıcı değerlendirmeleri şöyle:

İLMİN BAŞI ALLAH’I BİLMEKTİR

Dünya nasıl bu hale geldi ya da getirildi?
-İnsan eşrefi mahluktur. Yani mahlukatın en mükemmel yaratılmışı ve en üstünüdür. Bu son derece önemli bir hadisedir. Bunu her hadisede görüyoruz. Yani kuvvete tapanlar, kuvvetin arkasında gidenler de görüyor ki, İsrail ABD ile beraber ABD yönetimini de elinde bulunduran bir topluluk olmasına rağmen, elinde taştan başka bir şey olmayan 8-10 yaşındaki çocukları yenemiyor. Neden, Allah insanı üstün yaratmıştır. Bu üstünlük insana aittir ve insanın yaptığı hiçbir vasıta insandan daha üstün değil. Mühim olan, insanın üstünlüğünü, insanın değerini korumaktır. İnsanın değeri ve üstünlüğü neyle korunur; ahlakla, imanla, şuurla bilgi ile korunur. Bu önce yaratanı bilmekle başlar. Neden ‘ilmin başı Allah’ı bilmektir’ demiş ecdadımız? İlmin başı Allah’ı bilmektir. Allah’ı bilmeyen, yani yaradılışını, nerden yaratıldığını, nerden geldiğini, nereye gideceğini bilmeyen insan, gittiği yeri bilebilir mi, bilemez, mümkün değil.

DARVİN’İN YAPTIĞI KöTüLüK

-Asıl birinci dünya savaşını kimler ne zaman yaptı?
-Asıl 1. Dünya Savaşı, 1. Dünya Savaşı’ndan çok önce yapıldı. Kim yaptı, üç tane Yahudi. Bir Darvin yaptı bu işi. Ne dedi? ‘Ey insanoğlu, sen insan değilsin, sen hayvansın. Hayvandan da öte bir maymunsun. Senin öyle insani değerin, yüksekliğin yok' dedi. Bu çok büyük bir tahribat yaptı tabi. Çünkü insanı asıl değerinden, yaradılış hikmetinden, asıl nimetinden uzaklaştırdı. Edepten hayadan uzaklaştırdı. çünkü hayvan olunca, artık bir sorumluluğu yok. Halbuki insan, mutlaka sorumludur. Eşcinsellikler ve benzeri bütün namussuzlukların temeli bu hayvanlıktan ileri geliyor.

HER NEFES İçİN ALLAH’A ŞüKRETMEK

Şeyh Sait, ‘Her nefeste iki tane nimet var, her nimet için de bir şükür etmek lazım’ diyor. İnsan dediğin mutlaka gördüğü iyiliğe teşekkür etmesi lazım. İnsanın insanlığı, gördüğü iyiliğe teşekkür etmeyi gerektirir. O halde Allah’a ne kadar teşekkür etmemiz lazım? Allah, her nefeste iki tane nimet veriyor, birincisi nefesi alamazsan çatlar ölürsün, veremesen de patlar ölürsün. Onun için Allah her nefeste insana iki defa hayat veriyor. Alamasan da veremesen de ölürsün. O halde her nefes için iki defa teşekkür etmek lazım. Bu mümkün mü, değil. Onun için Allah’ın affına sığınıyoruz.

İNSANIN DEĞERİNİ DÜŞÜRDÜLER

Daha sonra da Freud diyor ki, -tam Kur’an-i Kerim’in buyurduğu gibi, 'Eğer insan iman sahibi değilse hayvandan da aşağı düşer diyor ya-, ‘İnsan Freud’la hayvandan da aşağı düşüyor. Nasıl? Freud diyor ki, ‘Çocuk anasını emerken şehvetle emer.’ Yani bu kadar insanı pespayeleştiriyor. Ben hiç köpekle uğraşmadım ama, yazlık bir ev vardı, oraya bir tane Kangal köpeği getirdiler. 42 günlükken getirildi. Çok da bakılmaya muhtaç. Bunun kitabını okuyun, nasıl bakılacaksa bakın dedim. Kitabını okuyorsun, anası, atası belli. ‘Bu cins olanlar, diploma verdiğimiz köpekler, 10 yıl sonra arasından bir dişi köpek doğsa, onu kokusundan tanır ve kesinlikle onunla çiftleşmez.’ Bu Kangal köpeği, böylesine cins bir hayvandır. Şimdi bu durumda, bunlar köpekten de aşağıya düştüler yani.

ÖMER, NASIL HZ. ÖMER OLDU?

-İslam nasıl bir nimet peki?
-Şimdi İslam öyle bir nimet ki, bu nimeti akıl sahibi bir insanın kavramaması mümkün değil. Mesela, bu gün bir alkoliği tedavi etmek için aylarca, senelerce alkol hastanelerinde tutuyorlar, sonra çıkartıyorlar 6 ay sonra yine gidiyor. Şimdi o dönemde Kureyş’in hepsi alkolik. Yani bir ayet geliyor, o gün bütün şaraplar, içkiler, rakılar sokakta akmaya başlıyor. Bir anda hiç alkol hastalığı kalmıyor. Yok efendim bunu 6 ay rehabilite edelim, yok yavaş yavaş azaltalım, birden bire kesersek olmaz. Bir Ömer, deve ile güreşen adam, önüne gelene meydan okuyor, adam öldürmeye geliyor, birden bire bir değişiyor. Ondan sonra halife oluyor, kölesini deveye bindirip kendisi başını çekiyor. Nasıl oluyor da, bir Ömer’den bir Hz. Ömer meydana geliyor?

GÜNÜMÜZDEN ÖRNEKLER

-Günümüzden örnekler var mı?
-Yani bu gün de, dünyada yaşananlara bakıyorsunuz. Bir Yusuf İslam, Raci Garudi, bir Muhammed Ali, yani o ringlerin büyük şampiyonu Müslüman olduktan sonra dünyanın pamuk gibi adamı oldu. Bunun gibi binlerce örnek var. Aynen bu gün de dünyaya bakıyorsun, Müslüman olanlar kendi alanlarında hep zirveye çıkmış, zirveden bütün dünyaya bakmış, sonra da bu kararı vermişler. Diğer insanlar ise, çamura batmışlar. Birileri çağırıp para veriyor, sonra da kiralıyor. Kiralık masonlar, kiralık Hıristiyanlar, ancak kiralanabilen insanlar bunlar.

DÜNYADA MÜSLÜMANLAR TAKDİR EDİLİYOR

-Bu anlamda dünyanın Müslümanlara bakışı nasıl?
-Dünya’da Müslümanları da takdir ediyorlar. Güney Afrika’da Müslümanların nispeti yüzde üç. Ama bir Müslüman’ı başa getirdiler. Malezya’ya giden bir kardeşimiz anlatıyor. Bir Çinli ile münasebeti var. Çok zengin bir arkadaş, Çinli de Malezya da yatırımları olan biri. Çinliye diyor ki, ‘Siz burada ekonominin yüzde 75’ine sahipsiniz. Sermayenin yüzde 75’i sizin elinizde. Nüfusun da yüzde 35’ine sahipsiniz. Siz neden hükümette bir bakanlık istemiyorsunuz. Bir bakan sizden olmalı.’ Çinli de diyor ki, ‘Sen ne diyorsun, hakimlerin içinde Budist hakimler de var. Bizim bir davamız olduğu zaman sabaha kadar dua ediyoruz, yarabbi Budist hakime düşmesin de Müslüman hakime düşsün diye. Sabaha kadar dua ediyoruz. Bu nedenle bırak Müslümanlar idare etsin. Onlar daha dürüst daha iyi, daha adil.’ Muhakkak ki çürük olur ama onlarda bu nispet çok büyük. Sağlam Müslüman’da fire çok daha azdır. Bir tane istisnayı alıp ortaya çıkarmakla hiçbir şey olmaz.

İSLAM’DAN BAŞKA ÖLÇÜ YOK

-Bütün bunlara rağmen Müslümanları karalamaya çalışıyorlar...
-İnsanlık vicdanını bunlarla da kandırmak mümkün değil. Yahut da, provokatif olaylarda Müslüman olmayanı Müslüman göstererek, acayip insanlara ‘Müslüman’ım’ dedirterek, onları ortaya salarak da Müslümanlara leke sürmek mümkün değil, çünkü herkesin aklı var, fikri var, herkes görüyor. Müslüman’ın ne olduğunu, Müslümanlığın nasıl değerli bir şey olduğunu. Müslüman olduktan sonra, o kadar aklı olduktan sonra, kimse ahretini bu dünyaya satmaz. Bağdat’ta adam bir hayvan yükü kar getirmiş. Kar da eriyor, pazarda. Karı satamıyor. Kar eriyip gidiyor, adam sonunda bağırmaya başlıyor, ‘Sermayesi eriyen adama acıyın.’ Fahreddin-i Razi Hazretleri de, ‘İşte Vel Asr suresinin tercümesidir bu’ diyor. İnsanın ömrü de böyle kar gibi eriyor. Bu karı, erimeden iyi değerlendirmek lazım. Nasıl olacak? Bunun için İslam’dan başka bir ölçü bulunmamıştır bu güne kadar.

İNSANLAR TEKER TEKER MÜSLÜMAN OLUYOR

Peki yer yüzüne gelmiş diğer semavi dinler? Diğer semavi dinlerin hepsi bozuşmuştur da onun için İslam gelmiştir. Gerçek kayıtlar, gerçek tespitler olmadığı ve zamanla yeni şeyler yapılması gerektiği için ahir zaman peygamberine kadar değişmiş bunlar. Şimdi yine aynen Asr-ı Saadet’teki gibi, insanlar teker teker Müslüman oluyorlar. Bu çok önemli bir hadise. Çünkü bir kabile kabile olan devirler var. Kabileler Müslüman oluyor. Bu Müslümanlığın çok güçlü olduğu zamanlar. Müslümanlık zayıfken, bu sefer insan asıl tefekkürde, düşüncede ileri gittiği zaman diyor ki, ‘Muhakkak beni bir yaratan var.’ Yani iki taşı üst üstte gördüğüm zaman, ‘bunu üst üste koyan biri var diyorum da, bu kadar muazzam bir insanı yaratan, bütün canlıları yaratan, bütün bir dengeyi yaratan bir yaratıcının olduğunu düşünmemek mümkün müdür?

BUNLAR SADECE İSLAM DÜŞMANI

-Bir de ateistler, yani dinsizler var. Onların çabalarını nasıl görüyorsunuz?
-Ateistle dinsiz arasında bir fark vardır. Bu gün dinsizlerin sayısı dünyada yüzde 19’a çıktı. Ateistler ise, kelaynaklara dönüyorlar, azalıyorlar. Yüzde 8.7 kaybetti ateistler. Dinsizler, inanamayan insanlar, ateistler ise hem dinsiz, hem din düşmanı. Fakat İslam ülkelerinde ateist olmadan da din düşmanı olanlar var. Neden? Din düşmanı değil bunlar. Bunlar sadece İslam düşmanı. İslam’a öfkesi var. Yahut da İslam karşıtlarının çok güçlü olduğuna inanıyor. ‘Onlardan yana olursam Oscar kazanırım, başka ödüller kazanırım, madalyalar alırım, maaşım yükselir, bir yere gelirim diye, materyalist olduğu, inanamadığı, dinsiz olduğu için yalnız İslam’a karşı düşmanlık sergiliyor. Bunlara da biz ateist diyoruz.

SALMAN RÜŞDİ GERÇEĞİ

-Kimler var mesela günümüzde, en çok bilinen?
Böyle çok insan var. Bir Salman Rüşdi, neden bu kadar korumaya alındı? Neden şövalyelik verildi kraliçe tarafından kendisine? Bu adamın yaptığı tek şey saçma sapan bir şekilde İslam’a saldırmak. İslam’a saldırmaktan ötürü bir adamın şövalye olması mümkün değil. Bu kadar seviyesiz, bu kadar alçakça, bu kadar edepsizce, hiçbir gerçeğe dayanmadan saldıran adama şövalyelik veriyorlar. Onları bırakın, şimdi Türkiye’de bile bir takım adamlar, 50 bin, 60 bin, 100 bin dolar aylık alıyorlar, medyada, şurada burada. Böyle bir ücret yok. Dünyada da böyle bir şey yok. Kedi fareye demiş ki, ‘Bak sana bir peynir kalıbı. Şu delikten gir, şu delikten çık.’ Fare bile bakmış. Mesafe çok kısa, girmek kolay. Ama kalıp çok büyük. İkramiye de çok büyük. ‘Bu işte bir domuzluk var’ demiş. Şimdi ikramiye bir takım kimselere çok büyükse, bu işin altında bir şeyler var.

NATO’NUN ‘YEŞİL’ KOD ADLI DÜŞMANI

-İslam’ı kimler düşman olarak görüyor?
-NATO Genel Sekreteri. Belçika’nın eski Maliye Bakanı Willy Claes, 1995 NATO toplantısında diyor ki, ‘Artık Rusya ortadan kalktığına göre, silahlı bir gücün de yaşayabilmesi için bir düşmanın olması lazım. Bundan sonra düşmanımız İslam’dır. Bunun kod adı da yeşildir.’ Şimdi ‘kod adı yeşil deyince bir takım kimseler çıktı, ‘Bunlar nasılsa bir peynir çıkartırlar verirler bize’ diye, sermayeyi bile Türkiye’de yeşile boyadılar bu namussuzlar. Bu NATO Genel Sekreteri olan adam hırsızın teki. Bunlar İtalya’dan alınan helikopterlerde büyük paralarla rüşvet almış. Bu adam bir sahtekârdır. Bunlar dünyada çok fırıldak çeviriyor ama fırıldağın hiç kıymeti yok. Netice İslam kazanacak.

(Devam edecek)

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar